12.02.2012

NİHAT AKKARACA HATIRA ORMANI

bugün, mezari başında andıktan sonra, hep birlikte meşe palamutllarını dikeceğimiz alana gittik. saat 12.00 ye kadar 50 adet meşeyi diktik. onumuzdeki senelerde bu alanın ağaçlandırmasını sürdürecegiz. Orman Şefliğine, Datça Çevre Derneğine, Hızırşah Kolektifine çok teşekkür ederiz. DATÇA YEREL TARİH DERNEĞİ



10.02.2012

NİHAT AKKARACA ANISINA ORMAN - HAZIRLIKLAR

Bugün, Orman Şefi ve yardımcılarıyla, ağaçlandırılacak alanda, dikim yerleri tespiti yapıldı ve bir kepçe kiralanarak yerleri hazırlandı. alana dikecegimiz levha cumartesi gunu teslim alınacak ve Can Kaya aynı gun levhayı da dikecek. Pazar gunu tüm Nihat Akkaraca sevenleri bekliyoruz. orman şefliğine ve Dacev'e tesekkur ediyoruz....



7.02.2012

NİHAT AKKARACA ANMA GÜNÜ - 12 ŞUBAT 2012

  1. 12 subat pazar gunu sabah 10.30 da, datça mezarlığında , Nihat Akkaraca mezarı basinda toplaniyoruz.
  2. bu torenden sonra , Turizm Lisesi arkasindaki yanmıs olan yerde Nihat Akkaraca anisina , onun önem verdigi ve sevdigi meşe palamutu ağaclari dikiyoruz. bu alana bir tabela koyuyoruz. agaçlandirma yerel tarih dernegi, cevre dernegi ve orman sefliginin ortak organizasyonudur. katılımcılardan gelirken çapa getirmelerini rica ediyoruz. 50 adet meşenin dikilecegi yeri onceden kepçe ile hazirlattiracagiz. toprak hazir olacak.
tum N. Akkaraca sevenleri bekliyoruz.

24.01.2012

ÇOCUKLUĞUMUZ - YEKTA KOLCU

http://www.yarimadaninsesi.com/haberdetay.asp?ID=277


ÇOCUKLUĞUMUZ


Belirli  yaşa ulaşmış olanlarımız ,elbette gençliği ve çocukluğunu  özler.
Bu gün isterseniz  çocukluğumuz ve  o ilkokul yıllarımıza bir seyahat edelim.
Hani mesela diyelim, o çocuk haline bürünmüş olan berimiz  kapımızı çalsa ! onu evimize  davet  edebilirmiyiz.? Yoksa kapıyı yüzüne mi kapatırız. Hele bir komşunun çocuğu (oğlu/kızı) ile kapımızı çalsa ,elleri üşümüş,ayakları çamurlu hali ile  gözlerini bize dikerlerken   ,dur oraya basmayın ,kirletmeyin, çamurlamayın mı deriz, yoksa başını okşayarak nasıl olurlarsa olsun ,içeriye mi davet ederiz. Yani geçmişimizi-çocukluğumuzu  sorgulamadan yine içimize alabilir miyiz.? Haydi bir soralım kendimize .
 Her çocuk gibi,büyüklerime göre, elbette bende yaramaz bir çocuktum. Çocuktum ,elbette  büyükler gibi  düşünemez, görsem de yapamazdım. Çünkü BEN BİR ÇOCUKTUM.! Komşuların badem ağacından çağla çaldık mı hatırlamıyorum ancak ,Haco Dedenin  sasamarındaki  tarlasından habersiz olarak Zerdali/Üzüm  kopararak yediğimizi  iyi  hatırlıyorum. Çünkü  yanımdaki arkadaşım Temel (öğle hatırlıyorum) ile beni  bağırarak kovalamıştı. Rahmetlinin eli biraz sıkı olsa da  sanki vermeyecek ! İleriki  yaşlarda kendisi ile   baba oğul gibi çok iyi dostluğumuz olduğu gibi, en güzel meyveleri ikram ettiği kişi oldum. (Rahmet ve özlemle hatırlıyorum.)
 Ailemize katılan altıncı erkek çocuk olarak  biraz haylazdım mı bilmiyorum. Dünyaya geldikleri  ayda veda eden bu iki ağabeylerimin   yokluğunu, özlemini  zaman zaman hissettiğim olmuştur. Ancak  kendilerini hiç görmemiş biri olarak ,o hissin  nasıl bir şey olduğunu anlayamıyorum.
İlk okul çağlarımızda çocuk oyunlarında (çelik çomak/kaydırak/ kazık oyunu/Tıntırla (Topaç)/dikik taş/havuz/elbette saklambaç/uzun eşek) kızlarla oynamak olmazdı. Elbette kazığı yere saplamak, tıntırlayı döndürmek   erkek işiydi.! Mevsimlere göre de değişen  bu oyunlarda ,tatlı yarışmalarda olurdu. Halat çekmek,çuval koşusu , biz Datça ilkokulu öğrencileri olarak, Reşadiye İlk okulu öğrencileri  ile hep çekişme/yarışma konumuz olmuştur. Kim kazanırdı derseniz, önemli olan yarışma değil mi. ?
 Milli Bayramlarda  düzgün düzenli yürümek de apayrı  bir konu idi. Tek trampetle ,o tempoyu  tutturmak /yürümek elbette beceri işiydi. Şiir okumak ayrıcalık olduğu gibi,şiiri ezberlemek ayrı bir çalışma, sesin açılması için /yararlı olur muydu  bilmiyorum, rahmetli  annemin içirdiği çiğ yumurtalar ,tavuğun altından soğumadan alınırdı. Yavrukurt giysileri, (İZCİ) herkese pek nasip olmazdı yani.
 Milli ve dini bayramlardaki aktivitelerimizi  ayrıca,  gelecek sefer yazmak istiyorum.
 Sağlıcakla kalınız.

NİHAT AKKARACA İÇİN BİR ŞİİR

Nihat Amca çıktın
bilinmezlik yoluna
Hem yakınımızdasın
Hem uzağımızda
Sesimiz erişmiyor
bir türlü sana
gittiğin yer çok mu rahat
dönmüyorsun aramıza
seni yolcu etmek değil
başarılarını kutlamakdı niyetimiz
oysa bizi çok üzdün
ama ziyanı yok
gökyüzündeki milyrlarca yıldızlar kadar
selam olsun sana


ŞAİR MEHMET (MESUDİYE)

13.11.2011

Kelebek Değirmenler Yeniden Dönecek

Türkiye'de örneğine sadece Muğla'nın Datça İlçesi'nde rastlanan ve yatay döndüğü için 'Kelebek' adı verilen un değirmenlerinin gün yüzüne çıkarılması için çalışmalara başlandı.
Türkiye'de örneğine sadece Muğla'nın Datça İlçesi'nde rastlanan ve yatay döndüğü için 'Kelebek' adı verilen un değirmenlerinin gün yüzüne çıkarılması için çalışmalara başlandı.

Datça Yerel Tarih Derneği Başkanı Akın Pilavcı, ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıkta Betçe Bölgesi Yazı Köy yakınlarında halen duvarları ayakta duran bir kelebek değirmenin, yeterli kaynak bulunması halinde restore edileceğini söyledi. Yerel Tarih Derneği'nin, tarihi su değirmeninde yapılan olağan genel kurulunun açılışında bir konuşma yapan Pilavcı, derneğin 3 yıllık çalışmalarının yetersiz kalmasından yakındı. Geçen 3 yıl içersinde bazı projelerde aksaklıklar görüldüğüne dikkat çeken Pilavcı, şöyle dedi:

"Gönül isterdi ki, görev aldığımız projeler sonuna kadar götürülerek tamamlansın. Ortaya çıkan veriler kayıt altına alınabilsin. Ancak, olmadı. Verilerin kalıcı olması için geleceğe doküman olarak bırakılması gerekir. Bir örnek vermek gerekirse, ülkemizde bir örneğine sadece Datça'da rastlanan kelebek değirmenler ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Kanatları yatay döndüğü için kelebek adı verilen bu değirmenlerin bir örneğinin Afganistan da olduğunu biliyoruz. Betçe Bölgesi'nde Yazı Köy yakınlarında halen duvarları ayakta duran kelebek değirmenin restore edilmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Kelebek değirmenleri gün yüzüne çıkaracağız. Ancak üyelerimizin bu konudaki çalışmalara daha aktif katılımlarını bekliyoruz."

Divan Başkanlığını Turgay Sönmez'in yaptığı genel kurulda, Yerel Tarih Derneği'nin yeni yönetim ve Denetim kurulları belirlendi. Yapılan seçimler sonucu derneğin 7 kişilik yeni yönetim kurulu Akın Pilavcı, Fulya Bayık, Emel Akkaraca, Turgay Sönmez, Tayyar Toksöz, Çiğdem Erkan ve Yurdagül Uslu'dan oluştu. Yönetim kurulunun kendi arasında yapacağı ilk toplantıda derneğin yeni başkanını seçeceği bildirildi. Denetim kurulu üyeliklerine ise, Melda Omay, Hüseyin Tüzün ve Kurtuluş Canbey seçildi. - Muğla / Datça